SPK sınavı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SPK sınavı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ekim 2013 Cumartesi

SPK Sınavı

Bir önceki postumda bahsettiğim kitap okumama ve hatta daha bir çok aktiviteye ara vermeme sebep olan nedenden bahsedelim madem bugün..
İnsanın aklına neler geliyor neler.
Görmediğim bir ülkeye iş seyahati mesela. Ya da ailemin ziyareti nedeniyle evin kalabalık olması. Belki de gece geç saatlere kadar dizi ve film maratonu yapmaktan fırsat kalmaması..
Ama maalesef bu seçeneklerin hiçbiri benim nedenim değil.. Benim nedenimse "ders çalışmak".
Evet, 29'umu bitirmek üzereyken, üniversiteden mezun olalı 7, yüksek lisanstan mezun olalı 5 sene olmuşken yine-yeni-yeniden ders çalışıyorum.
Gerçi eğri oturup doğru konuşmak lazım. Kurumsal hayatımın gerçekleri gereği son 4 yılda şu anda çalıştığım iş yerime başlamak için 1, unvanımı değiştirmek için de 3 sınava girmiş bulunuyorum. Bunun dışında bazı tazminatlar alıp maaşımı arttırmak için de 2 farklı sınava girmiş ve bu sınavların her birine hazırlanmak için aralıklı dönemlerle booool bol ders çalışmış bulunuyorum. Ki 3 sene sonra uzmanlık sınavım olduğu ve o sınava çok ama çok çalışmam gerektiği gerçeği de zaten son unvanıma geçerken önüme konmuş ve değiştirilemeyecek bir başka gerçektir.
Ama bizim şirkette işler böyle yürüyor. Elbette dönemsel olarak maaş artışlarımız var ancak bir takım tazminat sınavlarına girerek hem maaşımızı arttırma hem de yükselme yolunda kendimize artı puan katmak da iyi oluyor. İşte ben de alabileceğim son tazminat için sınava girmenin ön koşulu olan SPK Kredi Derecelendirme sınavına hazırlanıyorum. Seneler sonra genel ekonomi, muhasebe, hukuk ve kredi-finans derslerine çalışıyorum. Tamam, insan okuyunca baya bir hatırlıyor yani dünyaları yeniden yaratıyor filan değilim ama eve gelip ayağımı uzatıp oturmak yerine ders çalışmam gerekiyor olması zaten yeterince sinir bozucu bir şey. Bir de üniversitedeki gibi değil ki hayat. Ben günümü gidip 3 saat ders görüp 2 saat kantinde takılarak geçirmiyorum. Sabah 9 - akşam 6 arası gayet kafa patlattığım bir işim var ve sonrasında ders çalışmak hiç de kolay olmuyor. Gerçi düşünüyorum da üniversitede vize-final dönemlerinde bazen bir günde 2 -3 dersi bitirirdik hem de her biri 300-400 sayfa olan kitaplardan çalışarak. Derste gördüğümüz için mi daha hızlı çalışırdık, hazırlanmak için çok kısıtlı süremiz olduğundan mı bilmiyorum. Ya da o zamanlar daha mı zekiydik, çok genç olduğumuz için aklımız daha fazla çalışıyor ve daha çabuk mu öğreniyorduk? Valla hangisiydi bilmiyorum ama şimdi günde 50 sayfa çalışınca ooo iyi çalıştım diye kendimle gurur duyuyorum :) Eylül sınavında 3 ders verebilirsem Aralık'a sadece 1 ders bırakmış ve çok rahat etmiş olurum.
Desteğinize ihtiyacım var sanırım.. Gaz verin bana, aslansın, kaplansın, yaparsın filan deyin, ya da boş verin sadece Allah zihin açıklığı versin diye bana dua ediverin yeter :)

23 Eylül 2013 Pazartesi

Havuz Problemi Out Trafik Problemi In



Özellikle üniversiteye hazırlanırken en çok havuz problemlerinden nefret ederdim. Yaş ya da hız problemlerini ne kadar sevsem de havuz problemlerini bir türlü sevememiştim. Yok efendim bir musluk bir havuzu 3 saatte, diğer musluk ise 5 saatte doldururken, üçüncü musluk 6 saatte boşaltıyormuş. O zaman bu havuz kaç saatte dolarmış? Yahu sen daha dolmamış havuzu neden bir yandan boşaltmaya çalışıyorsun. Tüketim zararlısı mısın? Dolmamış havuz pis olmaz ki.. Neyse çok şükür üniversiteyi kazanınca kurtuldum demiştim ama Yüksek Lisans için yeniden karşıma çıktılar, hadi onu da hallettik dedim bu sefer de çalıştığım kuruma girerken sordular. Tamam dedim buraya kadarmış. Artık okumam etmem, işe de girdim, kurtuldum havuz problemlerinden.
Haklı da çıktım. Gerçekten de son 4 yıldır hiç havuz problemi çözmem gerekmedi. Artık trafik problemleri çözüyorum. A noktası ile B noktası arası 12 km’dir. Sabah 08.15’de A noktasından yola çıkıp saat 10.00 olduğunda hala B noktasına ulaşamamışken ertesi gün sabah 07.30’da A noktasından çıkıp 08.00’de B noktasına varılabiliyorsa trafiğe dakikada kaç araç çıkmaktadır? Daha da önemlisi bu trafik problemini kim, ne zaman ve nasıl çözecektir? Şık filan yok. Yazılı sınav sorusu bu ve gidiş yolundan da puan veriyorum. Buyurun çözün, yanıtlarınızı bekliyorum ;)





21 Eylül 2013 Cumartesi

Yaşamak İçin Doğru Şehir İstanbul Diyenleri Göreyim

Şaka gibi!! Sabah 9.30'da İstanbul Üniversitesi'nde olan sınav için 8.15'de gayet de yetişebileceğimiz bir yerden 4 kişi arabayla yola çıktık. Tahminlerimize göre en geç 9'da sınav yerinde olup, 9.30'da da sınava girecektik. Sonra İstanbul yaptı yine yapacağını. Öyle bir trafik vardı ki Aksaray'dan itibaren!! Arkadaş herkes Cumartesi sabahın köründe Aksaray-Beyazıt tarafına mı gidiyor bu şehirde? İnsanların derdi ne yahu? Saat 9.15 gibi diğer iki kızı tramvay olduğunu sandığımız ama aslında metro olan bir yerde kurtarın kendinizi diye indirdik. Koşarak gitmişler ama 10 dakika rötarla da olsa yetişmişler çok şükür sınava.
Biz mi? Biz karı-koca 10'a kadar hala ulaşmaya çalışıyorduk sınav yerine. 10'da pes ettik nasılsa almazlar artık bizi diye. Yani pes etmesek daha ne kadar sürerdi inanın bilmiyorum!!
Twitterdan bildiğiniz küfür ettim. Küfür etmeyen ben bile o trafiğe küfür ettim!
1 aylık emeğimiz gitti ya!
Bugün 3 ders vardı. Birine çalışmıştık ama diğer ikisini de en azından destekli sallamaya çalışacaktık. Birini bile geçsek iyiydi ama biz hepsinden kalmış olduk :( şimdi Aralık ayı için paşa paşa 3 derse çalışacağız :(
Yarın mı? Ben aslında bugünden gidip çadır kuralım diye düşündüm ama fikrim pek rağbet görmedi. Sabah 7.30'da yola çıkmaya karar verdik.
Yetişiriz di mi??
Çok sinirliyim, çok üzgünüm, çok mutsuzum, emeklerime acıyorum, başım çok ağrıyor...
7.30 geç mi acaba??? Bak yetişiriz di mi???

20 Eylül 2013 Cuma

Yumurtanın Dayandığı Kapı




Ne yazı yazabiliyorum ne de pek okuyabiliyorum. Elbette her gün uğrayıp bloglarınıza göz atıyorum ama şöyle dolu dolu okumayalı epey zaman geçti. Hatta izlediğim tek Türk dizisi olan ve kaçırmamaya özel ihtimam gösterdiğim Hürrem’i bile izlemedim bu hafta. (Bu sene pek de hevesli değilim gerçi Vahide Gördüm’ü severim ama Hürrem rolüne uyum sağlayacağını düşünmüyorum ama yine de izleyeceğim.) Evi de dağıttım valla. Geçen hafta çok şükür temizlik yapıldı ama ben üstüne elime bez almadım yani. Ortalığı bile toparlamıyorum. İşten eve-evden işe maratonundayım ama ev işi asla yapılacaklar listemin üst sıralarında değil bu aralar. Yemekler bile yalap-şap. Hop yedik, hop kaldırdık tarzı beslenme sistemi kurdum :)
Yok yahu bunalımda filan değilim. Hani burada ve şurada ve hatta az biraz da orada bahsettiğim sınavım vardı ya işte o bu haftasonu. Yani yumurta kapıya dayandı diyeceğim ama yumurta kırıldı bile bence.. Neyse vakit yok pek. Hızlıca özetliyorum durumumu. 3 derse çalışayım da Aralık’ta tek dersten girerim rahat ederim diyordum ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Ancak 2 derse çalışabildim. Buna da şükür :) Diğer iki dersin sorularını da atıcam bakalım belki tutar değil mi :) Hem cumartesi hem de Pazar sabahına yayılmış durumda dersler. İki gün de erkenden yollara düşeceğiz anlayacağınız. Hep tekil konuştum ama aslında eşim de giriyor sınavlara. Beraber hazırlandık zaten. Ben bir derste o diğer derste daha iyiyiz. İkimiz ancak bir adam ediyoruz anlayacağınız ama maalesef bu işte 2 adamlık sonuç almak lazım :)
Bize şans dileyin, dualarınızı eksik etmeyin. Bir an önce Pazar öğleden sonra olsun, şu stres bir bitsin de ben de bloğuma ve sizlere kavuşayım inşallah…
Tez zamanda görüşmek dileğiyle :)